Geziyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geziyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2010 Cuma

New York Buluşması




















İki pastacı New York'ta buluştuk..Sevgili Simla ile çok güzel bir gün geçirdim. Birlikte NY Cake'e gittik. Fotoğraflarda da görüldüğü gibi malzeme seçeneği çok fazla, fiyatlar bazen ucuz bazen pahalı. Ama yeri çok güzel ve merkezi..
Ben kendime biraz powder aldım, küçük bir yaprak kalıbı ve çikolata yapımında kullanmak için spatula..
Ardından güzel bir italyan yemeği yiyip, kahvelerimizi içmek için de Madeleine Patisserie geçtik..Çok şirin butik bir cafeydi.
Uzun uzun sohbet ettik..Simla çok tatlı şirin biri, onunla tanıştığım için ben de çok mutluyum.
Sonra o küçük prensesini okuldan almak için gitti. Bana da NYde kaybolmayım diye sağolsun haritasını verdi. :)
NY ye gelmişken ICE The Institute of Culinary Education'a da gidip bilgi aldım, mutfaklarını dolaştım.
İnşallah bir gün orada ders alabiliriz..

Simla herşey için çok teşekkürler...ve tekrar görüşmek dileğiyle...

26 Kasım 2009 Perşembe

Buluşmamız



Türkiyedeyken blogdan arkadaşlarımla buluştum. :) Benim için bir ilk olacaktı ve çok heyecanlıydım. Harika bir duyguymuş. Buluşmaya çok tatlı bayanlar geldiler. Gelemeyen ama "selamlar" gönderen bir o kadar da arkadaş vardı. Ama ben heyecanla unuttum hepsini. Keşke diyorum biraz daha oturup herkesle birebir sohbet edebilseydim. Geç buluşup erken kalkılınca bana vakit yetmedi. Halbuki biz geceyi 12 kadar devam ettirmiştik.(Fotoğrafcımız Gülnur ve İremcimle) Eh 40 yılda bir Taksime çıkınca bizde biraz geçe kaldık tabii. ;)
Velhasıl ben doyamadım kimseye. Herkes çok cana yakındı. Tanıştık ama uzunca sohbet edemedik...Beni tanıdınız artık gelecek sefere sözüm var :), demolu bir buluşma organize edelim olur mu? :)
Felekten bir gündü benim için, çok güzel vakit geçirdim.. Buluşmaya gelen tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler...Ayaklarınıza sağlık. İyiki sizleri tanıdım. :)





Resimde arkamdaki masada ABDden getirdiğim bazı pasta malzemeri var, ben bir yandan satış yapmaya çalışıyorum ama felaket bir satıcıyım, değişen TLden haberim yok, paraları küçükcük cebime falan koyup çıkarıyorum. Yok yok bu iş hiç bana göre değilmiş..;)



2 Ekim 2009 Cuma

Buluşma :)

Merhaba blog arkadaşlarım,

kısaca buluşma hakkında bilgi vermek istiyorum.

Ayağımın tozuyla Taksim'e de gittim... Sevdiğim bir cafe pastane vardı halen oradaymış. 17 Ekim Cumartesi günü sizleri de oraya davet ediyorum. Yer adres saat vs için gelecek arkadaşlarla emailleşelim ya da telefonlaşalım.

Sizlerle tanışmak sesinizi duyma için sabırsızlanıyorum. ;)
İlginiz için çok teşekkürler
Sevgiler

yamantarifler@gmail.com
fidaneli@hotmail.com

4 Nisan 2008 Cuma

Akvaryum Pasta: Kayıp Balık Nemo ve Arkadaşları



"Sea World- Deniz Dünyası" gezimizin öyle etkisinde kaldımki, bir an önce orada çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak kendime maketten bir pasta yapmak istedim. Eski maketimin üzerinden süslemeleri söküp yerine yenilerini taktım, şimdi evimde yalancıktanda olsa tatlı bir akvaryumum var. :)

Pasta tasarımcıları ilhamlarını doğadan aldıklarını söylüyorlar. Hava, kara, deniz sonra çevredeki herşey belki bir antika parça, bir kumaş, bir mobilya, belki bir çiçek böcek..Herşey ama herşey şekere dönüşmek için bekliyor.

Bende eşi benzeri olmayan şekerden bir akvaryum yapmak isteyince soluğu kendi çektiğim resimlerde buldum.. Pastama ilham verenleri aşağıya ekliyorum. Bu güzel yaratıklar için söyleyecek fazla birşey yok, rüya gibiydiler..


Gezi boyunca çektiğim en güzel kare...


ve şekerden yunus balığım :)




sarı şekerim...:)





kayıp balık Nemo bulundu :) ve işte şeker Nemo :)

Nemo yapılışı oldukça basit; küçük bir hamur açılır. Üzerine istediğiniz renk ve kalınlıkta uzun şeritler sıralanır ve hepsi birlikte tekrar açılır. Düz bir zemin elde edilince ister kalıp yardımıyla ister keskin bir bıçakla şekil verilir. Ben bilgisayardaki balık resmine bakarak modelleme bıcağım ile nemo şeklini çıkartmıştım.


Katil balina Shamu'nun showu Sea World de görünmesi gereken en güzel show.


Dikkatttt....hazır ol....


siper aaaal...:))

Eğer ön sıralarda olmak için can atıyorsanız mutlaka yağmurluklarınız üzerinizde olmalı çünkü ıslanmaktan kaçış yok. :) ve inanın donunuza kadar ıslanabilirsiniz. :)


Çıkışta ağızlardaki tadı ikiye katlayan çikolatalar


Şekerler....

Bu doğa harikası gezimizde sevgili annem ve ablamlarda vardılar. Onların gelişinde gözün aydın, dönüşlerinde Allah kavuştursun diyen tüm arkadaşlara buradan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. İyiki varsınız.

Herkese mutlu haftasonları
Sevgilerle

11 Temmuz 2007 Çarşamba

Ye # 24 Limonlu Tarifler ve Gezi Notlarım
























Günübirlik gezilerin, haftalık ya da aylık tatillerin hatta alışverişe bile gitmenin en güzel yani eve dönüşüdür. :)

Eve kavuşup, çayımı demleyip yanıma bir dilim kek almak, gün içinde yaşanmışların kritiğini yapmak sonra da TV izleyip, yorgunluk atmak belki de dışarıda bulmanın en güzel yanıdır.





Haftasonu gezimiz için Meksika körfezine gitmeye karar verdik. Eşim yol planlarını çıkarırken, ben de yiyecek ne var ne yoksa paketledim. Kendimizi evden dışarı atmak zaten apayrı bir olay. :)
Yolda giderken beni en keyiflendiren şey, buzlu Cafe Mocha yudumlamaktır. Özellikle çikolata-nane aromalı, iri buz parçalı ve üzeri kremalı olanını çok seviyorum. Eğer yolunuz Starbucks'ın önünden geçerse ve henüz bu lezzeti denemediyseniz mutlaka tadın derim. Portakal ve çilek aromalısı da oldukça güzel.

Neyse gelelim Fort de soto beach'e, buradaki en meşhur sahillerden biriymiş. Denizi oldukça durgun. Kumu un gibi! İnsanın içinden biraz deniz suyu ile karıştırıp yoğurası geliyor. :)))))))
Resimler sizi yanıtmasın! Her ne kadar sakin, ıssız bucaksız bir manzara gibi görünsede aslında kalabalık bir yer. Bulunduğumuz noktayı seçerken sanırım ben biraz Survivor'cılık oynamak istedim. Daha önce "Survivor Türkiye" yarışmalarını çok izlerdim. Şimdiki yeni favorim de "Man vs Wild" :)

Hayal ediyorum; ıssız bir adada bir süre yaşamak nasıl olurdu?
  • Elektrik yok! Tamamen teknolojiden uzakta
  • Kendi yemeğinizi kendiniz bulup pişiriyorsunuz
  • Kendi ateşinizi kendiniz yakıyor
  • Gece kalacağınız yeri kendiniz yapıyor
  • Suyunuzu kendiniz buluyor
  • Tüm zorluklardan, zararlı ot ve hayvandan kendi kendiniz korunuyorsunuz vs vs.....
Eskiden olsa bir çadır kurup, sabahlamak isterdim ama sanırım şimdi o maceracı ruhum yelkenlerini suya indirmeye başladı. :) Artık beni bekleyen evim, çayım ve limonlu kekim daha tatlı geliyor. :)

Limonlu tarifler etkinliğinin Limon Bahçesi'ne denk gelmesine çok sevindim. Düşünsenize siteniniz adı limonlu, adresiniz limonlu etkinlik gelmiş çatmış "Karpuz Ye" olurmuydu hiç? :)
Hepimizin ağzını sulandıracak, serinletici bir etkinlik olmasını dilerim. Sevgili Süheyla'ya kolay gelsin.

Bu ayki etkinlik için tarifimi Simply Anne's den aldım. Sitesinde gördüğüm limonlu kekine ilk görüşte vuruldum. Kekinin kıvamı ve rengi inanılmaz güzel duruyordu. Üzerindeki beyaz sos, tatlının ve ekşinin nefis buluşmasıydı. Benimkinin rengi ve tadı hayal ettiğim gibi olmadı, sanki biraz kuruydu ama yine de bir kekden alabileceğim lezzeti fazlasıyla karşıladı. Ben kendi yaptığım şekilde tarifi sunuyorum. Teşekkürler Anne! Thanks Anne! :)

Limonlu Kek

Malzemeler:
  • 113 gr oda sıcaklığında margarin
  • 170 gr labne peyniri
  • Bir çimdik tuz
  • 1 bardak şeker (= cup~250gr)
  • 1 paket kabartma tozu (ya da 2 tatlı kaşığı kabartma tozu)
  • 2 bardak kek unu (= cups~250 gr)
  • 4 oda sıcaklığında yumurta
  • 3-4 yemek kaşığı limon suyu
  • 2 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 60 gr kuru meyve ( kayısı, üzüm vb.)
Limon sosu:
  • 4 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1 bardak elenmiş pudra şekeri (=cup~120gr)
Hazırlanışı:
Fırınınızı 180 derece sıcaklığa getiriniz.
1. Bir kabın içinde un, tuz, kabartma tozu, şeker ve limon kabuğu rendesi karıştırın.
2. Başka bir kabın içinde yağ ve labne peyniri krema kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.
3. Daha sonra içine teker teker olmak üzere yumurtalar eklenip karıştırın. Eklenen her yumurtan sonra karıştırmayı unutmayın. En son limon suyunu da ekleyin.
4. Elinizdeki bu sıvı yarışıma unlu katı karışımı yavaşça ekleyip, karıştırın.
5. Kuru meyveleri ekleyip çok yavaş bir şekilde karıştırın.
6. Uzun kek kalıbında yaklaşık 50 dk, batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirilir.
7. Üzerine limonlu sos (glaze)yapılır ve dökülür. (İçinde peynir ve yumurta olduğu için ben keki soğuk olarak servis yaptım.) Afiyetle.

Limonlu Sosun hazırlanışı:(Glaze)
Pudra şekeri ve limon suyu birbirine iyice karıştırılır. Tüm kekin üzerine dökür ya da fırça yardımıyla sürülür.



DUYURU: Sevgili Yumurta Sepeti' nden Aslı'cığım, taze bir haberim var sana. Yeni bir dizi film teklifi aldım. Yerli Lost dizi çekimleri yakında başlıyor. Haber burada! :)))) Oyunculardan biri benim, biri eşim, biri de Ata Demirer geri kalanları şimdilik belli değil. Yapımcıya haber veriyorum, seni de "Yerli Lost" dizisine dahil edelim mi?
Meraklı olan tüm dostlarımı da Yerli Lost'a davet ediyorum. :)))))))))))

Herkese iyi haftalar!
Sevgilerle

21 Mayıs 2007 Pazartesi

Çilekli Tart Tarifim ve Tuzlu, Buzlu Okyanus Havası



Sıcacık evimdeyim, Tv karşısına geçip ayaklarımı uzattım. Bir dilim çilekli tartımı yanıma aldım. Yoğun ve heyecan yüklü günün ardından, boş boş çileklerin yumuşak krema üzerinde nasıl da ayakta dim dik durduklarını uzun uzun keyifle izledim....Hayat devam ediyordu ve yaşamak çok güzel....:))

İşte kendi hazırladığım çok pratik bir tarif. Cheesecakemin Tart hamurunu ve Tiramisumun kremasını biraraya getirdim. Çilek de işe karışınca mükemmel bir uyum, pratik bir lezzet ortaya çıktı.

Malzemeler;
  • Çilekli Tart hamuru için tarifim burada!
  • Çilekli Tart üzerine tiramisu kremasından yarım ölçü kullandım. Tarifim burada!
  • 11,5 adet çilek :)

Hazırlanışı;

Tart hamuru hazırlanır ve kenarlarına çıkıntı yapmadan pişirilir, soğuyunca çilekler ortadan ikiye bölünüp kelepçeli kalıbın kenarlarına dizilir. Üzerine hazırladığınız yarım ölçülük tiramisu kreması eklenir. Streç ile kapatılır, bir gece buzdolabında bekletilir, soğuk soğuk servis yapılır.
Afiyetle.




****************************************

Günün ardından kalan bir anım;



Koca hafta eve tıkıldıktan sonra enerjimi dışarı atmam gerekiyordu. Haftasonu kahvaltı masasında ne yapsak, ne etsek diye düşünürken ani bir kararla kalktık, soluğu New Smyrna Beachde, okyanus kenarında aldık. Biraz dolaştıktan sonra güzel bir yer bulduk, sahilde yürüdük, resimler çekildik sonra küçük bir piknik yaptık. Peynirli sandviçler, domatesler, salatalıklar eşliğinde yani karpuz da olsa denize atıp soğutacaktık. Tam bir Türk tablosu çiziyoruz.

Sonra uzun uzun düşündükten sonra okyanusa girmeye karar verdik. Biraz tırsıyorum hava soğuk ve rüzgarlı, birde ister istemez köpek balığı çıkma ihtimalini düşünüyorum ama aklıma hiç boğulma tehlikesi atlatacağım gelmiyor.
Başta dalgalar tatlı tatlı geliyordu üzerime, dizlerime gelen su bir bakıyorum belimde, boynumda. İnanılmaz bir çekim gücü var suyun. Ayaklarımın altından kumlar çekiliyor. Akıntı beni bir ileri, bir geri atıyor. Sonra üstüstte üç dalga yiyorum. Ben daha toparlanmadan bir tanesi daha üzerime geliyor sonra diğeri, ayaklarımın üzerinde duramıyorum, uzun uzun saçlarım yüzümü kapatıyor, neredeyim bilemiyorum, hem ağzıma hem burnuma su doluyor. Sonra kendimi eşimin kollarında buldum, beni ayağı kaldırdı, bir baksam su dizlerimde. Eşim ne olduğunu anlamadığı halde paniklemiş beni sakinleştirmeye çalıştı. Bir kaç saniyede içinde başıma neler geldiğine inanamıyordum. Okyanusun tuzlu sularına benim gözyaşlarım karıştı ve sudan çıktık.

Durdukça, eğildikçe hala burnumdan fitil fitil tuzlu sular geliyordu. Esen rüzgara karşı ağzıma burnuma çektiğim suyu dışarı atmaya çalışırken, kendimi de yeniden doğmuş gibi hissettim. Çaresiz bir çocuk gibiydim, dişleri tir tir titreyen, havlusuna sarılmış bir çocuk. Aynı zamanda da şanslı.

Büyük bir ders aldım...Lütfen sizde dikkatli olun..Yaz geliyor yurtdışında olanlar belki okyanus kenarına, yurtiçindekiler de belki Karadeniz sahillerine gider..Akıntı varsa, dalga varsa çok çok dikkatli olun. Biz şaka yaparız ama deniz asla şaka yapmıyor.

Çok şükür şimdi iyiyim. Allah korudu. Canımın sıkıntısı geçti :) Eşimle unutulmaz bir hatıramız daha oldu. Şimdi anlattıkça halime gülüyoruz. :)


Hepinize "Çilekli Tart" tadında sağlıklı, tehlikesiz bir hafta dilerim..
Sevgilerle

30 Nisan 2007 Pazartesi

Patates Köfte ve Patlıcan Ezmesi. Bonus: Kano Gezisi



Eşime geçen cumartesi ikinci doğum günü süprizini de yaptım. Üniversiteden arkadaşlarını ondan habersiz bize akşam oturmasına çağırdım. Tabi evdeki hazırlığı görünce anlamasın diye de okuldan arkadaşlarımın geleceğini söyledim. Tüm gün yalan söylemekten burnum kocaman oldu. Ama iyi bir kandırıkçıyımdır, hiç pot kırmadım. Akşam kapı çalınıp, benim arkadaşlarım yerine kendikileri görünce ağzı da açık kaldı. :)

Doğum günü hediyesi olarak harika bir abajur geldi. Buna en çokta ben sevindim. Evimizdeki eksiklikleri sağolsun onlar tamamlıyor. :) Yine güzel, keyifli bir akşam geçirdik birlikte. Laf aramızda hayırlısıyla evlenmelerini bekliyorum..Gelin gelsin, bana arkadaş gelsin diye..:)

Soframızda böreklerin, abur cuburların yanında daha önce defalarca yapıpta tarifini veremediğim patlıcan ezmesi ve patates köftesi vardı.. Eğer uzun zamandır yapmadıysanız ve bu lezzetleri seviyorsanız hemen patatesleri haşlayın, patlıcanları közleyin derim...:))


Patates Köfte

Malzemeler;
  • 7 ya da 8 adet patates
  • 2 su bardağı çiğ köftelik bulgur
  • 1 adet soğan
  • 1,5 yemek kaşığı salça
  • yarım demet maydonoz
  • tuz, karabiber, kırmızı biber, kuru nane, biraz da acı pul biber, zeytinyağı
  • (Bolca marul, limon, nar ekşisi)
Hazırlanışı;
  1. Geniş bir kaba bulguru dökün, üzerine biraz tuz ve biraz kaynamış su ilave edin. Kabın ağzını kapatın. Bulgurun her yeri nemlenecek kadar su ilave edin, fazla su koymayın bulamaç gibi olmasın.
  2. Bir yandan patatesleri iyice haşlayın, ne kadar yumuşak olurlarsa ezmesi o kadar kolay olur.
  3. Soğanları küçük küçük doğrayıp, zeytinyağında salça ile kavurun.
  4. Daha sonra patatesleri ezin ve tüm malzemeleri, baharatları içine ilave edip, iyice harmanlayın. Ağız tadınıza göre ek malzeme ekleyebilirsiniz. Elinizi su ile ıslatıp kolaylıkla istediğiniz şekli verebilir, marul limon ve nar ekşisi yanında servis yapabilirsiniz. Afiyetle

Patlıcan Ezmesi

Malzemeler;
  • 2 ya da 3 adet büyük patlıcan
  • 1 adet büyük domates
  • 2 adet salatalık
  • yarım demet maydonoz
  • 1 limon
  • 2 diş sarımsak
  • tuz, karabiber, zeytinyağı
Hazırlanışı;

Patlıcanları bir kaç yerinden delip, 180 derece sıcaklıktaki fırında közleyin. İyice kabukları yumuşasın.. Piştikten sonra soğumaya bırakın. Daha sonra kabuklarını soyup, ezin. İçine limon suyu, dövülmüş sarımsak, tuz, karabiber, zeytinyağı ilave edip karıştırın. Üzerine salatasını hazırlayın. Domatesleri, salatalıkları, maydonozları arzu ederseniz soğanları küçük küçük doğrayıp, yağlayın limonlayın...Birlikte servis yapabilirsiniz. Afiyetle

Kano gezimiz hakkında;

Wekiwa Springs State Park



2 kano "Titanik" vari devrilmiş, bir cep telefonu su çekmiş, 1 paket sigara telef olmuştur.

Ertesi gün de pazar gezmesi olarak kano binmeye gittik. Nehir kenarında, ayaküstü ikinci kahvaltımızı yaptıktan sonra sessiz sankin, ormanın derinliklerine doğru ilerledik. Herşey aynı filmlerdeki gibi başladı. Bilirsiniz korku filmlerini ,gırgır şamata...Fakat başımıza geleceklerden haberimiz yoktur. :P Grubun en hareketli ve esprili üyesinin şapka almak için gruptan ayrılması hemen şüpheler doğurur, hani filmlerde de tek başına kalan önce gider ya o misal..Fakat aramıza çabuk dönmesi tüm beyinleri temizler. :)

4 kano kiralanır..Kanoya binme ve kürek çekme üzerine google search yapmanın dışında kimsenin bir bilgisi yoktur.. Bilgiler tamamen teoriğe dayalıdır.

İlk resimdeki turuncu şortlu arkadaş diğer arkadaşlarımızın kanoya ters oturmalarına gülerken görüntülenmiştir. Fakat sıra onlara gelince, partnerinin de kanoya yanlış oturması üzerine yaptığı yanlış bir hamle ile kendilerini nehirin içinde bulurlar.. Neyseki hava sıcak, yanımızda yedek kıyafetler var, eğlence başladığı gibi devam eder..Yola devam ederken bir kanomuz daha titanik varı devrildiği öğrenilir, timsahların orada olmaması büyük şansmış :) Ben de kendimi şanslı hissetmeye başlarım...

Bir süre sonra ben kürek çekmeyi bıraktım. Eşim hem kürek çekip hem de kanoya yön verirken ben de nerde ot, böcek (börek yazmıştım son anda fark ettim :))) el, ayak varsa resmini çektim.. Tam olarak 2: 45 saat kanoda olmamıza rağmen hiçbir timsah izine raslayamadık gördüğümüz sadece kaplumbağalardı.. Fakat arkadaşlarımız timsah görmüşler...Bu arada bilginiz olsun bu yöre timsahlar yeşil renkte değil, siyah renkte olurlar ve Florida'da yaklaşık 11 milyoncuk timsah yaşar. Yani 5 adama 1 timsah düşüyormuş..:{

Tekrar karaya ayak basmak güzeldi...Kanodayken canım nasıl aburcubur çekmişti anlatamam. Özellikle bir gece öncesinden kalan patates köftelerini. Kanoya su dışında bir lokmacık yiyecek birşey almadığıma bin pişman ben, popomda oluşacak ağrıya da bir hafta katlanmak zorunda kalacağımdan habersizdim :)) Ama tüm eğlenceye deydi doğrusu..:)))

Sevgilerle



14 Nisan 2007 Cumartesi

Daytona Beach, FL




Hava soguk, sukran gunu ! Heryer neredeyse kapali, bombos...

Ama sahilde, kumlarin uzerinde dingil dingil araba kullanmak rahatlatici... yaninizda sevgilunuz ve piknik sepetiniz !


Yolculuk


Uzun bir yolculuk olacak.

Umarim onemli bir sey unutmadim. Yaklasik 70 kg bagajim var. 2 buyuk, 1 kabin boy ! Kendi kilomun yaklasik 1, 5 kati.

Ne verirlerse yedim ( findigi bile! ) ve yaklasik 11 saat boyunca yerimden hic ama hic kalkmadim. Hic kipirdamadim diyemem cunku TV ekraninda gosterilen egzersizleri yapiyordum, ise yariyorlar. Sanirim korkuyorum, yerimden kalkarsam ucagin dengesi bozulacak :P

Pencere kenarindayim ama disari bakamiyorum cok aydinlik bembeyaz, isikli...Araliyorum perdeyi sanki disarida gorebilecegim birsey var gibi. Neden gece olmuyor ?

Yanimda Koreli, 2. ve son yemekler dagitilirsen sessizligi bozdu. Biraz konustuk :P ben uzun bir aradan sonra agzimi araliyorum, duyduklarima inanmak istemiyorum ,ingilizce konusmaya basladim. Rezalet tek kelimeyle, iskence goruyorum , haksizlik bu ! Kimsenin beni duymasini istemiyordum ozellikle iyi konusan bir Turkun. Ne olacak aslinda Turk Turkten utanir mi? Olsun varsin duymasinlar beni.... Koreli arkadasim din ogretmeniymis.Hristiyan kendisi. Muhabbet guzeldi. Ama benim kurban bayramini anlatirkenki halim............ no , I do not want to remember it. :P

Yolculuk sukurler olsun sagsaglim gecti.

PS : Eger bana bir firsat daha verilseydi. Beni yolcu etmeye gelen anacigima birkez daha donup sarilmak isterdim....



Related Posts with Thumbnails